‘lokanta’ olarak etiketlenmiş yazılar

Ekmek üzeri deyip geçmeyin…

Çarşamba, 28 Temmuz 2010

Yemek her zaman gündelik hayatımızın başında yer alır. Karnımız zil çaldığında dünya yıkılsa umarsamayız. Genelde de böyle anlarda canımız en bildik tatları çeker. Mide beynimiz kadar maceraperest değildir. Ama lokanta ve kafelerde insan bedeninin bu doğal talebi hiçe sayılıyor. Yemek lezzet değil bilgiçlik konusu yapılıyor. Yemeğin bir tatmin ve zevk konusu olduğu gözardı edilerek restoranlarda anlamsız ve damağımızla herhangi bir ilişki kuramadığımız lezzetlere yer veriliyor. Ayrıca yaratıcı olmanın mevcut lezzetler üzerine inşa edilebileceği unutuluyor. Oysa mutfaklarına inancı olup temel lezzetlerine değer veren uluslar lezzetli yemek yemeyi devam ettirdi. Benzersiz birer değerli taş durumunda olan özgün çeşitlerini gelecek nesillere aktaracaklar.

Vatan Gazetesi Yazarı ve Yemek Yazarı Engin Akın’ın yazısına ulaşmak için tıklayınız.

Meyhaneden ilham alan lokanta

Çarşamba, 28 Temmuz 2010

Beyoğlu’nda Galatasaray Lisesi’nin aşağısında yeni bir meyhane açıldı. Alışılmış meyhanelerden farklı olan mekânda ızgara sucuk yerken Dalida dinleyebilirsiniz
Beyoğlu kozmopolitleşiyor. Evet, zaten öyleydi ama sadece gelen kitle değil açılan mekânlar da farklılaşıyor. Semt pek çok kafe, restoran ve bara evsahipliği yapsa da yeni konseptler pek tutmuyordu. Her geçen gün gelişiyor ama açılan mekânlar diğerinin kopyası olmaktan öteye gitmiyordu. Ne varsa İmroz, Refik, Yaren misali emektar meyhanelerde vardı. Ya da Ghetto, Babylon tarzı semte yenilik getiren kulüplerde. Denenmişi denemek, tutanı taklit etmek işletmecilerin işine geliyordu. Ama bu tabu yavaş yavaş genç girişimcilerin gayretiyle yıkılıyor. İşte Beylerbeyi rakılarının sahibi Ferit Sarper de bu girişimcilerden biri. Rakı-meze muhabbetini seven Sarper, Beyoğlu’nun ilk çağdaş meyhanesi Münferit’i cuma akşamı Galatasaray Lisesi’nin aşağısında açtı. Münferit adı gibi münferit yani nevi şahsına münhasır bir yer. Meyhanelerde sıkça görülen bir gelenek vardır: Refik, Arif’in Yeri, Ece gibi meyhane sahipleri mekânlarına kendi isimlerini verir. İşte Ferit Sarper hem bu âdeti bir nebze de olsa yerine getirmek hem de mekânı alışagelmiş meyhanelerden farklı olduğu için Münferit ismini seçmiş.

Sabah Gazetesi Yazarı ve Yemek Yazarı Burcu Aldinç’in yazısına ulaşmak için tıklayınız.

Bembeyaz bir Yunan meyhanesi

Çarşamba, 21 Temmuz 2010

Kadıkalesi koyundaki Elani, bir Yunan adasındaki lokanta örnek alınarak inşa edilmiş. Burada her şey bembeyaz, insanın içi açılıyor
Elani, Bodrum’da Kadıkalesi koyunda yeni açılan Gardens of Babylon isimli butik otelin sahilindeki Breeze isimli plajın içindeki (günümüzdeki adı ile “beach club”ın içindeki) lokantanın adı.
Denizin kenarında, her şeyi ile bembeyaz, sempatik, insanın içini açan bir lokanta bölümü yaratmışlar… Yer beyaz, yüksek tavan beyaz. Ahşap masalar, oturma yeri hasır örülü bahçe sandalyelerinin ahşapları, masaların örtüleri, çalışanların giysileri beyaz.

Milliyet Gazetesi Yazarı ve Yemek Yazarı Ali Rıza Kardüz’ün yazısına ulaşmak için tıklayınız.